Ateş İlk Ne Zaman Bulundu? Kısaca Ateşi Kim Buldu Hakkında Bilgi

Sponsorlu Bağlantılar
Sponsorlu Bağlantılar

Ateş geçmişten günümüze gelinceye kadar gizemini korumaya devam eden en gizemli buluşlardan birisidir. Ateşi kim buldu, ateş ne zaman bulundu ve ateşin icadı her toplumda merak konusu olduğu gibi bizim toplumumuzda da bir merak konusu olmuştur. Sizlerde ateşin bulunuşunu merak ediyorsanız bu konu hakkında makalemizden detaylı bilgi alabilirsiniz.

İnsanlar ateşi oldukça eski çağlardan beri bilmektedir. Bundan milyonlarca sene evvel Avrupa’da kişilerin yaşadığı muayyen mağaralarda, ocak niyetine kullanıldığından kuşkulanılmayan taşlar içerisinde kömür ve yanmış kemik bölümleri yer almıştır.

Ama insanlar ateş yakmayı ne şekilde öğrenmişti? Bu suali bununla birlikte tahmin ederek yanıtlayabilmekteyiz. İlk ademoğlu ateş yakmayı öğrenmeden evvelde bunu ne şekilde kullanacağını, alevden ne şekilde fayda sağlayacağını biliyordu ancak ateşi nasıl yakacağını bilmiyordu. Mesela yıldırım boş bir ağaç kütüğünü yakınca, bunun çevresindeki bir ademoğlu da kütükten sağlamış olduğu ateşi uzun zaman koruyordu. Koruduğu bu ateşi yabani hayvanlardan korunmak ve eti pişirmek için kullanıyordu.
ateşi kim buldu
Yukarıda temas etmiş olduğumuz gibi, mağara dönemi insanının ateşi yakmayı ne şekilde öğrendiğine ilişkin meblağlı bir tahmin edebiliriz. Karanlıkta kuvvetle iç içe sürtülen kayaların kıvılcımlar husule getirdiğini mağara adamı kesinlikle ayrım etmişti. Ama 2 taşı iç içe sürtüştürerek ateş yakabilmek, düşüncesinin ortaya çıkması ve bunun yapılması için nice yılların geçmesi gerekmiştir.

İnsanlar aracılığıyla yakılan ilk ateş mevzusunda farklı bir düşünce daha da mevcuttur. Bu düşünce, çağımızda ilkel cemiyetlerde yapılabilecek bir incelemeyle alakalıdır. Şimdi, bahsettiğimiz bu ilkel cemiyetlerdeki kimi metotlara eğilelim. Alaska’da kimi kabilelerde yer alan yerliler, 2 taş üstüne sülfür sürer ve bu taşları iç içe sürterler. Kükürt ateşlendiği zaman da yanan taşı kuru otların yada ateş alabilecek diğer şeylerin üstüne atarlar. Bu sayede kuvvetli bir ateş elde ederler.

Hindistan’da ve Çin’de, kırılmış bir çömlek bölümüne, bir bambu çubukla sert bir şekilde sürtülür. Bambu çubuğun dış tarafı fazlaca serttir ve çakmak taşı özelliklerine muktedirdir. Eskimolar ise, sıradan bir kuvartz bölümünü, bir demir piriti kısmına sürtüştürürler. kuvartz, bünyesinde silis yer alan bir nevi taştır. Lüzum bu cins kuvartz gerekse silisli demir bölümleri, Eskimoların yaşadıkları alanda fazlaca sık görülen seviyede bulunmaktadır. Amerika’da canlı olan derisi kızıl olan insanlar içerisinde de, ateş yakmak için 2 çubuğu iç içe kuvvetle sürtmek fazlaca sık görülen bir metottur. Misallerden de anlaşılacağı gibi, bu tatbik ve metotların tamamı takribi olarak aynı temele dayanmaktadır.


Eski yunanlılar ve Romalılar ise diğer bir metottan fayda sağlardı. Bu metodun esas öğesi, güneşin ışınlarını muayyen bir noktada odaklaştıran bir nevi mercekti.

Güneşin ışınları bu mercek yardımıyla muayyen bir noktada yoğunlaştırıldığı vakit, kuru bir ağaç bölmesinin yanmasını sağlayacak kadar sıcaklık uygulanmış oluyordu.

Eski dönemlerde ateşle alakalı olarak dikkat uyandıran bir şey de, bir hayli ilkel cemiyetlerde kişilerin “sürekli ateş”i saklamaları, bu açıdan gösterdikleri titizliktir. Şimdiki Meksika’da canlı olan külüstür mayalar, aztekler, ibadethanelerinde yada muayyen bölgelerde asla sönmeyen, sönmesi ne izin verilmeyen sürekli ateşler yakarlardı. Eski yunanlılar, mısırlılar ve Romalılar da, ibadethanelerinde aynı yöntemi kullanmışlardır.

Ateşin kontrol altına alınmasından akil üretimine geçiş milyonlarca sene alan büyük bir adımdır. Şimdilerde bize küçük bir adım gibi görünse de büyük bir adım olduğuna emin olabilirsiniz. İsrail’de, şeria nehri kıyısında yer alan kalıntılar, adamın 790 bin sene evvel ateş ürettiğini ve kullandığını göstermektedir. Bu kalıntılar üzerinde günümüzde de çalışmalar yapılmaya devam etmektedir.

Ateşin yakılabileceği fikrini uyandıran ilk kıvılcımın, çakmaktaşını piritlere sürterken mi, yoksa ağaç içerisinde delik açmaya çalışırken mi ortaya çıktığı bilinmemektedir. Avrupa’daki neolitik kesimlerinde çakmaktaşı ve piritlerin kullanımından başka ateş delgileri de yer almıştır. İlkel cemiyetlerde en sık görülen ateş yakma metodu sürtüştürmeydi. Bambudan yapılma ufak bir tüp içerisindeki havanın sıkıştırılmasıyla sıcaklık ve ateş üreten ateş pistonu güneydoğu Asya, Endonezya ve Filipinlerde geliştirilip kullanılan karmaşık bir cihazdı. Bundan tamamen bağımsız olarak 1800 yıllarda Avrupa’da da metalden bir ateş pistonu geliştirildi. İngiliz kimyager John walker, içerisinde fosfor sülfat yer alan ve sürtüştürülünce yanan kibriti 1827′de buluş tayin. Uygar teknoloji ve bilim zamanı, büyük seviyede alevden sağlanarak insanın kullanımına sunulan enerji yekunundaki adım başı artış olarak nitelenebilir. Enerji üretimindeki çoğalışın büyük kısmı hem seviye, hem tür açısından ateş kullanımının yükselmesiyle sağlanmıştır. Atom enerjisinin kontrol altına katılımı, ateş kullanımında atılan ahir adım sayılabilir.

İlk ateş ne zaman bulunmuştur ve ilk ateşi kim bulmuştur konusunda sizlerde bildiklerinizi yorum yaparak bizlerle paylaşabilirsiniz.

Sponsorlu bağlantılar

Bu Konu Hakkında Hemen Soru Sormak ya da Yorum Yapmak İçin Buraya Tıklayın

Bu Makeleyi Yararlı Bulduysanız Aşağıda Yer Alan Butonları Kullanarak Paylaşabilirsiniz...!
FaceBook Paylaş


3 Yorum Yapılmış.

  1. esra _ cadı diyor ki:

    ATEŞ HANGİ ÇAĞDA BULUNMUŞ ARKADAŞLAR LÜTFEN YARDIM EDİN LÜTFEN :)

  2. İfadime küskün diyor ki:

    2011 türkiyesinde öğretmenlerin halen ateşin nasıl ve ne zaman bulunduğuna dair ödev vermesi bence eğitimdeki geriliği göstermekte. Web sayfanız olmasa ödevi yapmakta zorluk çekecektik. Yapmış olduğunuz paylaşım için teşekkür ederiz.

  3. defne toparlak diyor ki:

    Sayenizde ödevimden 100 aldım. Ateşi kim bulduğu hususunda da geniş bilgi sahibi olmuş oldum. Web sayfanızı yakından takip etmekteyim. Kaliteli bilgi paylaşımınızdan dolayı teşekkür ederim.

Zorunlu

Zorunlu, Gizli Tutulacak

18 + 5 = ? (İşleminin Sonucu)